Barış RUACAN – Qualcomm Türkiye Genel Müdürü

22/03/2014 • Röportajlar • Görüntülenme: 1028

Barış-Ruacan

Zamazingo: Qualcomm, şu anda kullanıcılar tarafından tercih edilen pek çok mobil cihaza gücünü veren çipleri üretiyor ve bu bakımdan da dünya genelinde oldukça önemli bir konumda. Bize Qualcomm’un üstlendiği misyondan bahseder misiniz? Günümüzde mobil cihaz kullanımının bu denli fazla olması sizce mobil donanım üreticilerine ne gibi sorumluluklar yüklüyor?

Ruacan: Qualcomm bugün dünyada akıllı telefon ve tablet bilgisayar işlemcileri alanında pazar lideri konumunda. 25 yılı aşkın bir süredir, Qualcomm ürün ve teknolojileri ile dünyadaki insanları bilgiye ulaştırıyor ve mobil iletişimin evrimine yön vermeye çalışıyoruz. 3G başta olmak üzere mobil teknolojilerin ana geliştirici ve lisanslayıcısı olarak bugün piyasadaki pek çok akıllı telefon ve mobil cihazlarında Qualcomm işlemcisi olan Snapdragon kullanılıyor. Ayrıca firma, sektörün AR-GE laboratuvarı olarak da faaliyet gösteriyor. Qualcomm bugün mobil alana odaklı senelik 4 milyar dolara yakın bir AR-GE bütçesi ile pek çok yeni nesil mobil teknolojiyi geliştiriyor ve cihaz üreticilerine lisanslıyor. Ortalama bir insan günde 150 kez akıllı telefonunun ekranına bakıyor ve pek çok işlemini (iletişim, finans, eğlence, eğitim vs.) bu cihazlar üzerinden gerçekleştiriyor. Yani, artık mobil cihazımız kadar bize yakın ve özel başka bir ürünümüz yok. Tabii günümüzde bu cihazların kullanımının bu denli yoğun olması da bu alanda üretim yapan firmaları tüketicinin gündelik hayatına direk olarak entegre ediyor ve onlara yakınlaştırıyor.

Zamazingo: Mobilite artık hemen hemen hepimizin günlük yaşamında oldukça önemli bir yere sahip. Cep telefonlarımız ve tabletlerimiz artık günlük hayatımızda hemen her türlü ihtiyacımıza anında cevap veriyorlar. Mobil cihazların tüm insanlığın yaşam tarzını değiştirmekte bir hayli iddialı olduklarını ve hatta çoğu alışkanlığımızın yerine bize yeni alışkanlıklar hatta bağımlılıklar kazandırdıklarını rahatlıkla söyleyebiliriz. Günümüzde durum böyleyken, mobilin geleceği için neler söyleyebilirsiniz? Qualcomm’un gelecek projeleri nelerdir?

Ruacan: Mobil artık tartışılmaz bir şekilde insanlık tarihinin en büyük teknoloji platformu haline gelmiş durumda. Tüm dünyada tüm cihazların akıllı olacağı bir geleceğe doğru yol alıyoruz. 2009 yılında dünyadaki toplam telefon satışlarının sadece yüzde 15′i akıllı telefon iken 2014’lerde bu rakamın yüzde 45′lere ulaşmasını bekliyoruz. Etrafımızdaki her şey; arabalar, ev eşyalarımız ve elektrik sayaçları birbirlerine bağlı olacak. Bu da mobil genişbant hızlarında bağlantı yapabilen sensörler sayesinde olacak. Yani cep telefonumuz aracılığıyla hayatımızdaki tüm elektronik cihazları yönetebileceğiz. Akıllı telefonların iletişim alanındaki ihtiyaçlarını karşılamakla kalmayan işlemciler onları süper güçlü bilgisayarlar haline getirmekle birlikte başta televizyonlar olmak üzere önümüzdeki dönemde diğer tüketici elektroniği ürünlerine de girmeye başlayacak. Bu artan performans sayesinde önümüzdeki dönemde cihazlarda yakın alan (NFC) iletişim teknolojilerinden, kullanıcının el hareketleri ile dokunmadan cihazı kontrol edilebilmesine, dört ve daha çok çekirdekli işlemcilerden konsol kalitesinde 3D grafiklere ve yapay zeka kazanan mobil cihazların ses ve yüz tanıyarak kullanıcısına tepki vermesine kadar pek çok özelliğin cihazlarda standart bir hale geldiğini göreceğiz. Bu özellikler sayesinde cihazlarda yeni kullanım alanları ortaya çıkacak. Yazılım ve donanım alanındaki gelişmeler ile mobil cihazınız gelecekte sizin bir altıncı hissiniz olarak konumlanacak. Cihazınız dijital dünya ile fiziksel dünyayı sizin için birleştirecek ve sizi tanıyacak, devamlı öğrenecek, çevrenizi ve etrafınızdakileri gözlemleyecek, zevklerinizi ve ilgi alanlarınızı takip ederek bunlara uygun tavsiyelerde bulunacak. Bunlarla birlikte sizin için gereksiz gördüğü unsurları filtreleyecek. Kendi içinde pek çok sensör barındıracak olan cihazınız etrafınızdaki eşyalara entegre olan diğer sensörlerle de etkileşecek. Qualcomm olarak geçenlerde bu konularla alakalı gimbal.com adlı platformumuzu tanıttık.

Zamazingo: Günümüzde mobil cihazların gücü katlanarak artsa da masaüstü bilgisayarlar hala yaygın olarak kullanılmakta. Mobilin gittikçe artan bir yaygınlığa ulaşması ve daha önceden de bahsettiğimiz gibi kullanım alışkanlıklarını kökten değiştirmesinin PC’ler açısından etkileri sizce neler olacaktır? PC’ler hayatlarımızın bir türlü vazgeçemediğimiz parçaları olmaya devam edecekler mi?

Ruacan: Son yıllarda PC satışlarında ciddi bir düşüş gözlemlemekteyiz. Akıll telefonların PC satışlarını geçmiş olması insanların bu aygıtı artık mobil olarak konumladırdıklarını ve bilgisayarın form değiştirmekte olduğunu bize gösteriyor. Ben bu trend’in devam edeceğini ve PC’nin bazı özel fonksiyonlar ve meslek grupları tarafından kullanılan niş bir ürün haline dönüşeceğini düşünüyorum (tasarımcılar, CAD/CAM vs gibi uygulamalar). Aslında baktığınızda bir kişinin PC’ye ihtiyacı olmasını gerektiren nedenlerin orta ve uzun vadede ortadan kalkmakta olduğunu düşünüyorum. PC’nizde storage amaçlı sakladığınız veriler zaten Bulut’a kayıyor, büyük ekranlara bağlanmak için PC’ye ihtiyacınız kalmıyor, Wifi display gibi teknolojilerle akıllı telefonunuzu ekranlara bağlamanız kolaylaşıyor. Veri girişi için gerekli keyboard veya mouse gibi aygıtlara da voice recognition, gestures gibi gelişmekte olan teknolojiler ile ihtiyacınız kalmayacak.

Zamazingo: Giyilebilir bilgisayarlar hakkında ne düşünüyorsunuz? Örneğin Google, Glass projesiyle mobil cihazların sunduğu özellikleri son kullanıcı için giyilebilir hale getirmeyi hedefliyor. Gelecekte bu gibi cihazların daha da yaygınlaşmasını, hatta artık cihaz olarak adlandırılamayacak şekilde birer parçamız olmalarını bekleyebilir miyiz?

Ruacan: Akıllı gözlükler, saatler, fitness tracker ve benzeri giyilebilir bilgisayarlar sektördeki pekçok üreticinin ürün planlarında en öncelikli alanlar olmaya başlamış durumda.

Bu alanda önümüzdeki dönemde bu cihazlarda kullanılacak sensörlerin maliyetlerinin düşmesi ile ciddi bir gelişme olmasını bekliyorum. Tabii bütün bu gelişmeler akıllı telefonumuz yok olacak anlamına gelmiyor bence. Bu cihazların çoğu telefonunuz ile etkileşimde olacak ve telefon üzerinden yönlendirilecek. Bunun en büyük nedenlerinden biri batarya teknolojisinin bu cihazların boyutları nedeniyle limitli kalacak olması. Daha uzun vadede bu teknolojilerin nanoteknoloji alanındaki gelişmelerle birlikte insan vucuduna entegre bir şekilde kullanılmasını bekliyoruz. Örnek vermek gerekirse Qualcomm olarak Amerika’da finanse etmekte olduğumuz bir klinik çalışmada nano büyüklükte sensörler insan vücuduna enjekte edilerek, vücuttaki bazı değerler taklip ediyor ve kimyasal değişimler fark edilerek önceden uyarıda bulunulabiliyor. Belki birgün benzeri gelişmeler ile kalp kirizi geçireceğimize dair bir uyarıyı önceden SMS ile alıp hastaneye gidebileceğiz. Bu konularda çalışmalar uzun dönemli AR-GE yatırımları yapan Qualcomm gibi firmaların laboratuvarlarında başlamış durumda.

Zamazingo: Cihazlar küçüldükçe donanımın performansını arttırmak da zorlaşıyor. Buna karşın, günümüzde oldukça güçlü mobil donanımlara sahip cihazlar bulunmaktadır. Sizce ilerleyen zamanlarda bu sürdürülebilecek midir? Günümüz mobil işlemci üretim teknolojisiyle gittikçe küçülen ve güçlenen cihazlar üretmek hangi noktaya kadar mümkün olacaktır? İleride alternatif üretim teknolojilerine ihtiyaç duyacak mıyız?

Ruacan: Daha sadece bir 10 yıl önce cep telefonlarının yalnızca “konuşma, mesaj atma, oyun oynama ve işlem yapma” olmak üzere dört basit ana özelliği bulunuyordu. Ancak son üç-beş yıla bakıldığında, akıllı telefonlardaki işlemci performansının beş kata yakın arttığına tanık olduk. Son dönemde mobil işlemci üretiminde 28nm teknolojisine geçilmesi ve ileriye dönük olarak bazı alternatif işlemci mimarisi ve üretim yöntemleri geliştirilmesi ile performans artışlarını orta vadede gözlemlemeye devam edeceğiz diye düşünüyorum. Ancak mobil sektör ile klasik PC’nin performans alanında evrimini kıyaslarken göz önünde bulundurulması gereken önemli bir konu batarya performansının mobil tarafta limitleyici bir faktör olması. Yani bu cihazlar prize bağlı cihazlar olmadığı için tüketici tecrübesi yönünden sadece ham hız değil batarya ömrü, mobil bağlantı hızı gibi faktörler üretici firmalar için ön plana çıkıyor.

zamazingo

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on PinterestShare on Tumblr

Etiketler: ,

Comments are closed.