Serkan BORANÇILI – Gittigidiyor Kurucu Ortağı

17/03/2014 • Röportajlar • Görüntülenme: 926

Serkan-Borancılı

Zamazingo: iPara gibi yenilikçi projelere imza atmaya devam etmenize rağmen çok emek vermiş olduğunuz Gittigidiyor.com’un yeri sizin için bir başkadır diye düşünüyoruz. 2001 yılında başlayan Gittigidiyor projesi nihayetinde Türkiye’nin en büyük e-ticaret sitelerinden biri haline geldi. Gittigidiyor fikrinin ortaya çıkışını ve gelişimini bize kısaca anlatır mısınız?

Borançılı: 1996 yılında ilk internete bağlandığım andan itibaren birkaç yılım, internette mutlaka bir iş yapmalıyım ama hangi iş sorusunun cevabını aramakla geçti. 1999 yılında askeri görevimi yapmaya gittiğimde, internette vakit geçirebildiğim zamanlarım olmuştu. Bu sırada da eBay modelini fark ettim. Tam aradığım modeldi. Reklam gelirine bağlı kalmadan, içeriği kullanıcıların ürettiği, platform yönetme fikri muhteşem gelmişti.  1999 Kasım ayında terhis olur olmaz, mimarlık işlerimi yürüttüğüm ortağım Burak DİVANLIOĞLU’na fikrimi açtım ve hemen kolları sıvadık. Iki çok genç (19 ve 20 yaşlarında) yazılımcıyla anlaştık, şirket kurduk ve küçük bir ofis kiraladık. Toplam sermayemiz 40.000 doları geçmiyordu.

Herkesin bildiğinin aksine, biz bu işi ilk yapan değildik. Bizden önce açılan 4-5 tane açık artırma/marketplace projesi vardı. Hepsi de birebir eBay’i kopyalamıştı. eBay, ürün ve para transferine karışmıyordu. Yani, alıcılar, satıcılara para gönderiyor (çek veya havale ile), satıcılar da ürünü alıcıya gönderiyordu. Bu güven sorunu Türkiye’de çok ciddi bir sorundu ve biz eBay modelinin birebir aynısının Türkiye’de çalışmayacağına inanıyorduk. Nitekim de haklı çıktık ve bence GittiGidiyor tarihindeki en büyük inovasyonu yaptık ve rekabetten bir anda sıyrılarak büyümeye başladık. SıfırRisk sistemi ile alıcı kredi kartı ile ürün bedelini GittiGidiyor havuz hesabına ödüyordu ve satıcı ürünü alıcıya gönderiyordu. Alıcı ürüne OK verdikten sonra parayı satıcının hesabına aktarıyorduk. Bu basit sistem, hem alıcının ödeme sorununu ortadan kaldırıyordu, hem de ürün güvenliğini sağlıyordu. Kusurlu mal teslim alan alıcı, ürünü iade edebiliyor ve kesintisiz parasını geri alıyordu.

Bu sistem çok sevildi. Bu alana sonradan giren yaklaşık 40-50 rakip site bu formülü standart olarak uygulamaya başlamıştı. Ancak o sırada GittiGidiyor, kritik ölçeği geçmiş, kırılması zor bir alıcı-satıcı dengesine ulaşmıştı. Büyük holdinglerin yaptığı rakip reklam kampanyaları dahi GittiGidiyor’a fayda sağlıyordu. 2006 yılına gelindiğinde Gittigidiyor’un Pazar payı %95’ten fazlaydı…

Zamazingo: Gittigidiyor’un kuruluş aşamasından çoğunluk hisselerinin eBay’e satılması noktasına kadar ne gibi maddi sıkıntılarla karşılaştınız? Bu sıkıntıları nasıl aştınız? Genç internet girişimcilerine maddi sıkıntıları aşmaları konusunda ne gibi tavsiyeler verebilirsiniz?

Borançılı: Siteyi 5 Şubat 2001 tarihinde açtık ve 2004 yılı sonlarına kadar çok ciddi  maddi sıkıntılar çektik. Tek dayanağımız ve umudumuz Gittigidiyor’un çok hızlı büyümesiydi. Bir ara 8 aylığına ofisi kapatıp, Gittigidiyor’u evden yönetmeye devam ettik. Zaten Burak ve benim dışımda bir kişi de yazılımı yapıyordu. Yani 3 kişiydik. Henüz maaş alamıyorduk, kendi gücümüzle dayanmaya çalışıyorduk. Giderimiz neredeyse yoktu. Herşeyi biz yapıyorduk; sabahlara kadar müşteri destek hattına gelen soruları da biz yanıtlıyorduk, grafik tasarımları da, kodlamayı da, inovasyonları da… Paramız olmadığı için teknolojiyi sonuna kadar kullanmaya çalışıyorduk. Rekabetin ciddi şekilde geleceğini biliyorduk, o yüzden alabildiğimiz kadar yol almak için uğraşıyorduk. İleriye yönelik yeni ürün geliştirmeleri, sistemde iyileştirmeler bizim git gide temelimizi sağlamlaştırmıştı. Her geçen gün muhtemel rekabetin işini zorlaştırıyorduk. Bizim yaptıklarımıza benzer sistemi/ürünü çıkarmaları artık yıllar alacaktı.

Benim girişimcilere en büyük tavsiyelerim iki madde altında toplanabilir:

  1. Yaptığınız iş, o alanda ne kadar yenilikçi? Hangi yeni ihtiyaçları çözebiliyorsunuz? Bunu kendinize o işe başlamadan önce mutlaka sormalısınız.
  2. Bugüne kadar görmedim ki, bir iş, ilk 3 ayında umut vermiyorsa sonraki 3 yılda versin. Eğer olmuyorsa, olmuyordur. Denemek bir başarıdır ancak kesip atabilmek de ayrı bir başarıdır.

Zamazingo: Gittigidiyor’un hayata geçtiği zamanki internet kullanımının ülkemizdeki durumu ile bugünkü durumunu düşündüğümüzde, bir pazar olarak internetin bugün ne durumda olduğunu sorsak bize neler söyleyebilirdiniz? Sizce internetin artık eskisi kadar bakir bir alan olmaması yeni internet girişimcileri için bir avantaj mı yoksa dezavantaj mıdır?

Borançılı: 2000’lerin başında her alan bakirdi. Ufak sermayelerle girişimcilik yapmak mümkündü. Şu anda öyle değil. Durum çok farklı. Tahmin edildiğinden daha da zor. İnanılmaz bir rekabet var. Bugün bir E-ticaret projesine en az birkaç milyon dolarla başlanıyor. Arkada fonlar, melek yatırımcılar, VC’ler var. 40 bin dolara GittiGidiyor yapma gibi bir ihtimal artık yok. Hatta 40 milyon dolara da yok. Eğer öyle olmasaydı eBay neden 220 milyon dolar ödeyip GittiGidiyor’u satın alırdı ki? Kendisi yapardı.

Ben şu anda Türk internetinde E-ticaret girişimlerine yatırım yapmadığım gibi, zarar eden ve ortağı olduğum girişimlerden de çıkıyorum. Pazarın konsolide olması lazım. Hemen her site çok ciddi zararlar ediyorlar. 40-50 milyon dolar zararda olan şirketler var. Fonların paraları bu rekabet içinde eriyip gidiyor. Bundan da tek kazanan Google, Facebook gibi büyük reklam mecraları oluyor.

Zamazingo: Sizce mobil kullanım gibi internet kullanım alışkanlıklarının son yıllarda değişmesinin internet yatırımcılığına ve e-ticaret’e etkileri ne olmuştur?

Borançılı: Mobil kullanım E-ticaret için bence yeni yeni gerçek anlamda istenilen faydaları sağlamaya başladı. Daha önceki yıllarda sadece adı vardı. Mobil kullanıcı elbette artacak ama en çok zaten yerini sağlamlaştırmış E-ticaret sitelerine fayda sağlayacak. Yani Hepsiburada, GittiGidiyor gibi sitelerin kullanıcıları daha rahat ürün bulacak ve satın alma işlemlerini gerçekleştirecek. Yeni başlamış bir E-ticaret sitesine sadece mobil uygulaması güzel diye yeni kullanıcılar beklendiği kadar kazandırmayacak. Mevcutların daha çok işine yarayacak.

Zamazingo: Etkili pazarlama için neler söyleyebilirsiniz? Gittigidiyor için ne gibi pazarlama stratejileri izlediniz? Genç girişimcilere projelerini pazarlamaları konusunda ne gibi tavsiyeler verebilirsiniz?

Borançılı: Bu konuda söyleyebileceğim gerçekten çok fazla şey var aslında. Genelde girişimcilerle yaptığım sohbetler olsun, projelerini dinlediğim seanslar olsun, en çok tıkanılan noktalardan biri bu bence. Maalesef girişimciler projelerini anlatırken, pazarlama konusuna gelindiğinde yatırımcıdan alacakları paraları outdoor reklama, TV’ye, radyoya veya internete harcamayı düşündüklerini belirtiyorlar.  Bunların hepsi yapılabilir elbette ama işte o zaman şu günlerde yaşadığımız E-ticaret firmalarının reklam çekişmesinden hiçbir farkları kalmadığı gibi çok hızlı para yakmaya başlarlar.

Öncelikle ürün gerçekten iyiyse bunu biraz zamana bırakarak kendi kendine büyümesine izin vermek gerekir. İnsanlar birbirlerine bu üründen bahsediyorlar mı, birbilerini teşvik ediyorlar mı? Faydalarını aktarıyorlar mı? Önce bunlara bakmak gerekir. Daha sonra etap etap inovatif şeylere kafa yormak çok daha etkili ve kalıcı olacaktır. Hedef kitleleri iyi belirlemek çok önemli. Mass marketing’den önce below the line dediğimiz yöntemler işin gelişimi ve karlılığı korumak açısından önemli. Bir örnek verecek olursam, 20 bin liraya çektiğimiz meşhur “Fulya’nın İntikamı” viral videosu, 2 milyon lira harcadığımız TV kampanyamızdan daha etkili dönüşler sağladı bize 2009 yılında.

Zamazingo: Galata İş Melekleri Platformu hakkında ne söyleyebilirsiniz? GİM olarak yaptığınız yatırımların şu anki durumu için ne söyleyebilirsiniz? Gittigidiyor gibi bir başarı öyküsünü GİM’in desteklediği bir ekipten de bekleyebilir miyiz?

Borançılı: GİM olarak bizler şu anda early stage dediğimiz, erken fazdaki internet projelerine yatırım yapıyoruz. Buradaki amacımız, yatırım yaptığımız şirketleri bir sonraki faza taşıyabilmek, yani VC fazına. GİM hala çok yeni bir oluşum. Ciddi anlamda yatırımlar 2012 yılında başladı ve artarak devam ediyor. Bizim de ümidimiz yeni bir GittiGidiyor veya yeni bir Yemeksepeti gibi başarılı olacak projelere ilk desteği vermiş olan kişiler olabilmek.

Zamazingo: Şu an üzerinde çalıştığınız başka projeleriniz var mı?

Borançılı: 2006 yılında kurduğumuz şehre özel arkadaşlık konseptiyle bu kategoride Türkiye’de lider olan Istanbul.net (Ankara.net, İzmir.net, Bursa.net… vs.), 2008 yılında kurduğumuz UzmanTV yine kendi kategorisinde rakipsiz lider konumdadır. 2010 yılında kurduğumuz Markapon, 2010 yılında yatırım yaptığımız İndirdik.com da faaliyetlerini başarıyla sürdüren karlı operasyonlardır.

zamazingo

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on PinterestShare on Tumblr

Etiketler: , , ,

Leave a Reply