Nilay ERDÖNMEZ

14/04/2014 • Röportajlar • Görüntülenme: 1142

Erdönmez-1

Mimar Sinan Üniversitesi Tiyatro Bölümü’nden mezun olan Nilay Erdönmez, yüksek lisansını da aynı bölümde yaptı. Çeşitli tiyatrolarda görev alan Erdönmez, oyunculuğun yanı sıra çeşitli yönetmenlik deneyimleri de yaşadı. Erdönmez, sanat ve eğitimle iç içe olmayı hala sürdürüyor. Diksiyon dersleri de veren Erdönmez’i “Sevdaluk”ta iki karaktere birden can verirken izliyoruz.

“Gözetleme Kulesi” filmiyle Türkiye’den ve yurt dışından birçok ödül alan, şu anda da Sevdaluk ile ekranlarda yer alan Erdönmez’i, biraz da kendi ağzından okuyucularımıza tanıtalım.

Zamazingo: Gözetleme Kulesi ile çok özel bir ödül aldın. Neler hissediyorsun? Nasıl  bir filmdi?

Erdönmez: Gözetleme Kulesi gibi bir filmde yer almak bence her oyuncunun başına gelebilecek en güzel şeylerden biri. Benim ilk filmimdi ve aslında kamera önünde de ilk büyük deneyimim oldu. Filmle ödüller almış olmam yine her oyuncuda onaylanma hissi yaratan hoş bir duygu. Fakat beni en heyecanlandıran kısım, filmi izleyen birinin gelip verdiği geribildirimler ya da katıldığım festival veya gösterimlerde seyirciyle yüz yüze gelme kısmı. Bana kattığı bir diğer önemli nokta -ki bu mesleki birikimdir- role ve filme hazırlanma sürecim. Başlı başına aramak, keşfetmek, yanılmak, bir daha aramak, zaman zaman bulamadığını sandığın yerde kendini tam da aradığın yerde bulmak, oyunculuğun sürecindeki en keyifli şey bana kalırsa. Filmin yönetmeni Pelin Esmer’le bu anlamda çok güzel bir süreç geçirdim. Sonuçları da bence tam da bu yüzden böyle güzel oldu.

Zamazingo: Teknoloji ile aran nasıl? Genelde teknolojik bir insanım der misin?

Erdönmez: Aslında değilim. Mümkün olduğu kadar teknolojinin nimetlerinden yararlanmaya çalışıyorum desem de, teknolojinin hızına yetişemiyorum diyebilirim.

Zamazingo: Teknoloji senin gibi oyuncuları nasıl etkiliyor?

Erdönmez: Teknolojinin bence en büyük gücü dünyayı küçültmesi. Bilgiye ulaşmak artık bu yolla çok kolay. Bilgiye ulaşmak için “Google”laman yeterli. Bu da bir oyuncu için dünyada yapılan her türlü film, tiyatro veya yazılan yeni metinlere kolayca ulaşabilmek demek.  Teknoloji bunları güncel olarak takip edebilmemizi sağlıyor.

Zamazingo: Kullandığın teknolojik araçlar var mı; akıllı telefon, tablet, evinde özel akıllı bir cihaz vs?

Erdönmez: Evet, akılı telefon kullanıyorum. Tablet kullandığım dönem oldu fakat şu an kullanmıyorum. Buna karşın yakın zamanda yine alacağım, çok pratik bir şey bence.

Zamazingo: Dizi için Çamlıhemşin’de kalıyorsun. Burada, ailenle görüşmek gibi ihtiyaçların için teknolojiye daha fazla ihtiyaç duyuyor musun?

Erdönmez: Evet, teknoloji sizi “bizimkiler şu an nerede, ne yapıyor acaba” hissinden kurtarıyor bir kere. Buna karşın ben çok uzun telefon görüşmeleri ya da Skype görüşmeleri yapmayı sevmiyorum. Biraz romantik kaçabilir söyleyeceğim şey ama, bence teknolojinin bir götürüsü de özlemeyi unutturması. Mektup yazmanın hayatımızdan çıkmış olması dolayısı ile o mektubun gelmesini beklediğimiz o süre de çıktı hayatımızdan. Ya da manuel fotoğraf makinelerimizle fotoğrafları çekip -ama sayılı filmi öyle boşa harcamadan- film yandı mı yoksa çıktı mı diye beklediğimiz o süre de yok. Bunlar bence hayatı daha gerçek kılan duygular. Ben de biraz böyle yaşamayı seçiyorum, kavuşmalar daha keyifli oluyor, çünkü anlatacak şeyler, gösterecek fotoğraflar da  birikiyor bu sayede. Yani İstanbul’daki ailemle, arkadaşlarımla teknoloji sayesinde konuşup selamlaşıyorum fakat abartmıyorum diyebilirim.

Zamazingo: Teknolojiye çok para harcıyor musun? Mesela bilgisayarını, telefonunu, kameranı ne kadar sürede yeniliyorsun?

Erdönmez: Ben şu ana kadar bir şeyi bozulmadan hiç yenilemedim. Bunun da ortalama 3 senede bire denk geldiğini söylesem yalan olmaz.

Zamazingo: İnternetle hayat sence nasıl? Nasıl yorumlarsın internetin hayattaki rolünü? İnternetin nimetlerinden nasıl faydalanıyorsun? İnternetin gerçek hayat ile olan ilişkisi nasıl değerlendiriyorsun?  Ne tür siteleri takip ediyorsun?

Erdönmez: Daha çok haber sitelerini takip ediyorum. Instagram kullanıcısı değilim zaten. Henüz alışamadım fotoğraf paylaşma düşüncesine… Twitter’da da yeni bir kullanıcı sayılabilirim. Bir de bazı alışverişler için internet kullanabiliyor olmak bence çok pratik. Bir ürünü kalkıp, evden çıkıp, aramadan kapına, internet üzerinden alışverişle ulaştırmak güzel bir şey bence. Bu kitap, film ya da bir uçak bileti olabilir… Bir de tabii Android sistemler her şeyi anlık olarak elde tutabilmemizi sağlıyor. İş maillerini anında görüp hayatını programlayabiliyorsun. Bence her şey yolunda bu şekilde. Ben hayatımda teknolojinin daha çok kolaylıklarını tutuyorum çünkü. Bağımlısı olmaktan yana değilim. Örneğin Çamlıhemşin’de çekim yaptığımız birçok yerde telefon çekmiyor ve uzun çekim saatlerine telefonumu ya da internetimi çok da özlüyor ve arıyorum diyemem.

Zamazingo: Bilgisayar olarak tablet mi, masa üstü mü yoksa notebook’mu; hangisini neden tercih edersin?

Erdönmez: Dediğim gibi tablet bu ara kullanmıyorum ama yeniden edineceğim. Çünkü en pratik olan tablet kullanmak bence; taşınabilirlik ve dokunmatiklik bir arada olursa en güzeli. Masa üstüyse bence artık çok eskilerde kaldı.

Zamazingo: Boş zamanlarını nasıl değerlendiriyorsun? Neleri yapmaktan keyif alıyorsun?

Erdönmez: Gezmeyi, seyahat etmeyi, yeni yerler, yeni kültürler, bu yolla da yeni “ben”ler keşfetmeyi çok seviyorum. Fırsat ve imkan buldukça yapmaya çalıştığım şeyler bunlar.

zamazingo

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on PinterestShare on Tumblr

Etiketler: , ,

Comments are closed.